'' Kafesinden kaçmış birer kartal gibi, hiç yorulmamış ve aç kurtlar gibi, amansız bir Sayan dağı fırtınası gibi geldiler üstümüze prensim. Son askeriniz de orada can verdiğinde ve son bayrak da toprağa düştüğünde, onlar hiç arkalarına bakmadan ve sanki hiç savaşmamış gibi sürdüler atlarını bozkıra. Prensim soruyorsunuz nasıl durdurabiliriz diye? Efendim, onlar (TÜRKLER) durdurulamazlar."
(Çinli komutan Ho-Tsun'un Çin prensine hitaben yazdığı mektuptan alıntı)

“Bismillah ve ali berekatü Resulullah, Kabza, Cebrail Aleyhisselâm eliyle Hak Teala'nın emriyle, cennetten çıkıp, evvela Âdem Aleyhisselam'a verildi, ondan sonra, Sultan-ı Enbiya, Peygamber Efendimize verildi. Onun izni şerifiyle Sâd Bin Ebî Vakkas pirimiz oldu. Ondan, sahabe birbirine verdi, oradan ustalar aldı, benim ustam da bana emanet etti, ben de emaneti sana teslim eyledim. Fîsebilillah, niyet edip gaza niyetine ok at, talip olan kabza aşıkına bu minval üzere, hayır ve dua ile teslim edersin.” ( küçük kabza merasimi duası )

23 Şubat 2012 Perşembe

GELENEKSEL OKÇULUKTA; YENİ KEŞİF DUYURUSU







YENİ KEŞİF DUYURUSU


1)İlk duyurum.

Merhabalar,
Ben Mehmet Gölhan, Osmanlı Yaylarının En iyi kopyalarını,replikalarını yapmaya ve geliştirmeye çalışan 'Gölhan Yaylarının' (Eski adıyla Tirendaz) sahibi ve Kemangeriyim.

Sizlere,Yay Geliştirme çalışmalarım sırasında bulduğum,keşfettiğim Şu ana kadar,ister Yerli,ister yabancı olsun hiç bir yay yapım ve Okçuluk kitabında rastlamadığım Yepyeni bir Yay Takviye-Backing metodu bulduğumu sevinç ve gururla duyurmak isterim.

Bowyers Bible Serileri,Ottoman Turkish Bows/Adam Karpowicz kitaplarının hiç birisi bu Yöntemi içermiyor.Bu yüzden, Dünyanın bu metoddan haberdar olmadığı sonucuna vardım.

İşin enteresan tarafıysa,Dünya bundan haberdar olmasada,bu metodun Osmanlının bir yay imalat sırrı olduğunu düşünmekteyim.

Ayrıca bu Metodun 5 farklı uygulama yöntemini de geliştirmiş bulunmaktayım.Üstelik Sentetik,Organik yay farkı gözetmeksizin.
Yakında gerek yazılarım ve çok değerli bir Geleneksel Okçuluk Sitesi vasıtasıyla bu Metodun ne olduğunu ve nasıl uygulanacağını açıklayacağım.
Mehmet Gölhan/Kemanger
-------------------------------------------


2)İkinci duyurum.

Merhabalar,
Sizlere söz verdiğim gibi,bulduğum bu sürpriz metodları anlatacağım ve yapmış olduğum bazı Test ve deneylerden bahsedeceğim.
Zamanının en önemli silahlarından biri olan Ok ve Yay,bildiğiniz gibi her milletin düşmanla karşı karşıya kaldığında kullandığı birincil silahlardan biri olmuştur.
Amaç,düşmanın bize yaklaşıp zarar vermeden,mümkün olduğunca uzağımızda durdurulması veya yok edilmesidir.Yayda bu amaçla geliştirilmeye çalışılmış,menzili arttırılmaya gayret edilmiştir.Ve Yaydaki bu Pozitif bulgularda, Askeri bir sır olarak kabul edilmiş ve özellikle düşmanın eline geçmemesi amacıyla sadece Usta-Çırak arasında aktarılan bir Yay İmalat Sırrı olarak yüzyıllarca kalmıştır.Yazıya aktarılmadığı içinde,zamanla önemini kaybeden bu Sırlar günümüz için de bir merak konusu olmuştur.
Osmanlı Kemangerleride,Yaylarını daha ölümcül ve düşmanda hayret uyandıracak şekilde tasarlamaya,iyileştirmeye çalışmış ve bu bulguları gizlemiştir.
Benim bu Metod üzerindeki hikayemde bu mantıkla oluştu.Hep kendi kendime,''Yayımı nasıl daha ölümcül hale getirebilirim?,oku nasıl daha hızlı atabilirim?,Yayın taşıdığı yükleri nasıl faydalı hale getirebilirim?'' şeklinde sorular sordum.
Sinir ve boynuzun yaya nasıl bir kuvvet kattığı herkesçe bilinir.Fakat bilinmeyen bir şey vardırki.Oda Sinirin üzerini kaplayan ' Deri'.
Üstelik Osmanlının bu konuda bir saplantısıda vardı;''At Derisi''.Neden At Derisi?.Neden Keçi,Koyun değilde Atın Sağrı Derisi?...
Önceleri buna bir anlam veremiyordum ve kendi kendime hep 'Osmanlı Yayını sadece Nemden korumak isteseydi,bunu diğer hayvanların derisiylede yapardı''diyordum.
Fakat bir gün aklıma ''Acaba Osmanlı, Deriyi,At Derisini SİNİR gibi mi kullanıyordu?'' şeklinde bir soru geldi.Yani Deri Sinir gibi çalıştırılabilirmiydi?.
Ve beynimde, '' Sinir gibi en iyi çalışan Deri,At derisimiydi ve Osmanlı bunu mu gizliyordu?''şeklinde bir sürü sorular türemeye başladı.
Bu düşünceler neticesinde de,Neden olmasın?bunu denemeliyim dedim kendi kendime.
Hemen 0,8mm kalınlığındaki bir Keçi derisini test etmeye başladım.
1)Deri testi: Mengeneye bağladığım keçi derisinin hangi mesafeden sonra direndiğini,esneme miktarını ve kopma miktarını tespit ettim.Derinin belli sınırlar içerisinde Yaya Güç katabileceğini ve bir Sinir gibi işlevsel olabileceğini gözlerimle gördüm.
Üstelik bu çekme kuvvetini;derinin kalınlığı,cinsi etkilediği gibi,üzerine sürebileceğiniz Organik yada Sentetik Kimyasallarla (Bu Kimyasallar da geliştirmeye son derece açıktır)da bu Çekiş kuvvetini arttırabiliyordunuz.Ben deneylerimde basitce İspirto ve Gomalak solüsyonunu kullandım ve müthiş katkılarını gördüm.
Ardından,Sinirin yaydaki çalışma aralığını tespit amacıyla ikinci deneyime başladım.
2)Yay Sırtındaki Uzama Miktarının Tespiti: Terzilerin kullandığı ''Mezro''yu,Yayın yasılı ve Maximum gerili hallerindeki 'Uzama Miktarını'' tespit ettim.Bu Miktar 5-6mm ile sınırlıydı.Bir düşünsenize?, Sinirler tüm kuvvetlerini bu 5-6mm içerisinde aktarıyorlardı.Deriyle bunu bende yapabilirdim.Deriyi bu sınırlar içerisinde bir Sinir gibi çalıştırıp,yayıma Extra bir Güç,Okuma Extra bir Hız katabileceğimi anladım.
Yaptığım bu iki testle,yaylarda kullanmam gereken Yöntem Ve Metodu tespit ettim.Deriye uygulayacağım işleme ''Derinin Boşluğunu Alma'' işlemi,kullanacağım Metoda ''Deriye Ön Gerilim Verme Metodu'' adını taktım.
Bu Metodda(İnşallah Gölhan Metodu olarakta anılır),deriye kopma sınırları içerisinde bir ''Ön Gerilim'' vererek,onu bir Sinir gibi çalışmaya zorlarsınız.Ayrıca bu Metodu uygulamanında 5 farklı yolunu tespit etmiş,geliştirmiş bulunuyorum.
1)Sentetik Yaylarda yay yasılıyken Ön Gerilim verme.
2)Sentetik Yaylarda yasılı yayı Halka olmaya zorladıktan sonra tespit ettikten sonra Ön Gerilim vermek(Ki Sentetik yaylar için Max.verimin elde edildiği yöntemdir)
3)Organik Yaylarda,yay Tiller-Akord ayarlarını takiben tekrar Halka olmaya zorlayarak bu durumdayken Derinin Sabitlernmesiyle deriye Ön Gerilimin verilmesi.
4)Deriyi 2 merdane arasına gererek bu konumdayken sabitlemek amacıyla Kimyasalların uygulanmasıyla ve derinin bu durumda Mıhlanmasıyla Deriye Ön Gerilimin verilmesi.
5)Deriyi belli bir süreyle su içersinde beklettikten sonra merdanelerle gererek+Kimyasallarla sabitlenmesiyle bu metodun uygulanması.
Bu yöntemleri Bowyers Bible serileri,Ottoman Turkish bows/Adam Karpowicz kitaplarının hiç birisinde olmadığını gördüm ve Batının nasıl olduysa bu Metodumdan haberdar olmadığı kanaatına vardım.
Bundan sonraki yazacaklarım,bu yöntemlerin uygulanması,Sentetik bir yayı,At derisine 'Ön Gerilim Verme Metodu''yla kaplayarak ,yayda maximum Güç ve Ok Hızı(FPS) elde etmek ve deney sonuçlarını size iletmek ile alakalı olacaktır.
Not;Deriye 'Ön Gerilim Verme Metodu'' uygulanırken,Basit bir İspirto-Gomalak karışımı uyguladım.Bu Kimyasalları geliştirmeye çalışarak,mümkün olduğunca Sinire yaklaşmaya çalışacağım.(Bunu %kaç oranında yakalayabilirim tahmin bile edemiyorum.)
Çok yakında tekrar görüşmek üzere,beklemede kalın...
---------------

Merhabalar,

Açıkçası bu sabah kahvaltı ederken aklıma gelen yeni bir ilave bulguyu sizlere duyurmak isterim.:)
Bildiğiniz gibi,sizlereGölhan metodu da dediğim,Deriye Ön Gerilim Verme Metodum yeni bir bulguya vesile olmuştur.Hepimizin ve hatta Batınında Derinin yayı,Nem den ve Yay Sırtını kırılmaktan koruduğu düşüncesinden yola çıkarak,benim Metodlarımı kullanarak kaplanmış bir Yayda,Yayın Sırt kısmını da kuvvetin artış oranında,yada derinin setleşme-gerilme oranında Yay Sırtını dahada fazla kırılmaktan koruduğunu ileri sürüyorum.Fakat Nem koruyuculuğu konusunda ise koruyuculuğun aynı kalması bakımından şüphelerim vardır.Çünkü deri eskisine oranla gerilmiş vaziyettedir ve bu değişim deri için yeni bir durumdur.Nem açısından ne fark doğuracağını şimdilik kestiremiyorum.Bu konu gene araştırmaya açıktır.İşin doğrusu,eğer nem geçirgenliğini ölçebilecek hassas bir alet varsa,buda ayrı bir araştırma konusu olabilir.Lütfen beklemede Kalın...

Mehmet Gölhan/Kemanger:(http://www.osmanliyaylari.com/)

-

NOT: Mehmet Gölhan Beyin kendi isteğiyle bana gönderdiği geleneksel okçuluk çalışmalarını sizlerle paylaşıyorum. Mehmet Beye çalışmalarında başarılar diliyorum ( Rıdvan Uzuntaş).