'' Kafesinden kaçmış birer kartal gibi, hiç yorulmamış ve aç kurtlar gibi, amansız bir Sayan dağı fırtınası gibi geldiler üstümüze prensim. Son askeriniz de orada can verdiğinde ve son bayrak da toprağa düştüğünde, onlar hiç arkalarına bakmadan ve sanki hiç savaşmamış gibi sürdüler atlarını bozkıra. Prensim soruyorsunuz nasıl durdurabiliriz diye? Efendim, onlar (TÜRKLER) durdurulamazlar."
(Çinli komutan Ho-Tsun'un Çin prensine hitaben yazdığı mektuptan alıntı)

“Bismillah ve ali berekatü Resulullah, Kabza, Cebrail Aleyhisselâm eliyle Hak Teala'nın emriyle, cennetten çıkıp, evvela Âdem Aleyhisselam'a verildi, ondan sonra, Sultan-ı Enbiya, Peygamber Efendimize verildi. Onun izni şerifiyle Sâd Bin Ebî Vakkas pirimiz oldu. Ondan, sahabe birbirine verdi, oradan ustalar aldı, benim ustam da bana emanet etti, ben de emaneti sana teslim eyledim. Fîsebilillah, niyet edip gaza niyetine ok at, talip olan kabza aşıkına bu minval üzere, hayır ve dua ile teslim edersin.” ( küçük kabza merasimi duası )

14 Kasım 2012 Çarşamba

SAMSUN’A OKÇULUK FESTİVALİ İSTİYORLAR


Türklerin ata sporu olan okçuluk, yüzyıllar boyunca bu geleneksel özelliğini muhafaza etmeye devam ediyor. 
Samsun’a okçuluk festivali istiyorlar

Canik Kavsi Gurubu
02 Kasım 2012 Cuma
Milattan önce Oğuz Türkleri ile başlayan, en parlak dönemini ise Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ın hükümdarlığında yaşayan okçuluk, bugün yurt genelinde düzenlenen çok sayıda festivalle yaşatılıyor. Okçuluk geleneğini milli mücadelenin başkenti Samsun’da Canik Kavsi Grubu sürdürüyor. Şehirde 20 üyesi bulunan Canik Kavsi Grubu, bugüne kadar kentte okçuluk festivali yapılmadığına dikkat çekerek, Gençlik ve Spor Bakanlığı öncülüğünde Uluslararası Okçuluk Festivali düzenlenmesini istiyor.

Türkiye’de aralarında Samsun’un da bulunduğu 10 ilde okçuluk geleneğine gönül vermiş 100 kavsi ve kemankeş bulunduğunu ifade eden Canik Kavsi Grubu Başkanı Civan Çelik, Samsun’da Uluslararası Okçuluk Festivali düzenlenmesinin okçuluğa ilgiyi artıracağını ve kentin tanıtımına, turizmine ve spora önemli katkılar sağlayacağına inandıklarını kaydetti. Çelik, "Üye sayımız ise her geçen gün artıyor. Akademisyenlerden, hukuk, tıp ve eğitim çevrelerinden çok sayıda talep alıyoruz. Arayanlar üye olup okçuluğu öğrenmek istiyor. Ama mevcut alt yapı yetersizlikleri sebebiyle ihtiyaca yeteri kadar cevap veremiyoruz. Düzenlenmesini istediğimiz Samsun Uluslararası Okçuluk Festivali, asırlardır süregelen bu geleneğimizin sürdürülmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu sebeple festival çabamıza sponsor ve destek olabilecek devlet büyüklerimizin katkılarını bekliyoruz." dedi.

Türk yayı ve oku yapımı ile geleneksel okçuluk sanatının unutulmaya yüz tutmasına karşın Macaristan’da Türk yayı yapıp dünyaya satan atölyeler bulunduğuna dikkat çeken Canik Kavsi Grubu Başkanı Civan Çelik, "Bizler, Türk yay yapım sanatı olan Kavsiliği tekrar canlandırmayı, yay yapım teknik ve şekillerini yeniden ortaya çıkarmayı, gelenekle ilgilenen ve bu sanatı araştıranlara yol göstermeyi, devlet büyüklerimizin ve idarecilerimizin dikkatini çekerek okçuluğun yaşatılması için destek bulmayı, gençler arasında farkındalık oluşturup unutulan Kavsilik sanatına Kemankeşliğe ilgilerini artırmayı amaçlıyoruz. Bu amaçla gruplar kurduk. Samsun’da da grup adı olarak bölgenin Osmanlı dönemindeki ismi olan Canik ismini kullandık. 3 yıldır ülkemizde düzenlenen geleneksel okçuluk yarışma ve festivallerine katılıyoruz." ifadelerini kullandı.

- Kaynak :
-   http://www.focushaber.com/samsun-a-okculuk-festivali-istiyorlar-yh-196683.html
- http://www.polis.web.tr/yerel/osmanlinin-torunlari-samsuna-uluslararasi-okculuk-festivali-istiyor-h77153.html

15 Eylül 2012 Cumartesi

2. Biga Sancak Beyi Osman Bey Geleneksel Okçuluk Müsabakası ve Şenlikleri




Biga ilçesinde, “Biga Sancak Beyi Osman Bey Geleneksel Okçuluk Müsabakası ve Şenlikleri” düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çanakkale Valiliği ve Biga Kaymakamlığı tarafından Dikmen köyündeki Hafızın düzlüğü mevkisinde düzenlenen müsabakalara 7 ülkeden 18'i yabancı olmak üzere 130 okçu katıldı. Kayseri Atlı Okçuluk Spor Kulübü, İstanbul Kemankeş Talimhane Okçuluk Grubu, Biga Okçuluk Spor Kulübü, Uşak, Konya, Sivas, Ankara, Tokat, Amasya'dan katılan atlı spor kulübü ve üyelerinin yanı sıra Slovakya, Macaristan, Moğolistan, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ile İsviçre'den gelen 30 atlı 100 yaya okçu iki kategoride gün boyu yarıştı.

20 yarış atı ile yarışmalara katılan
 sinema sanatçısı Cemal Hünal ile Biga Kaymakamı Fatih Genel de ata binerek ok attı.

Biga'nın tarihte okçuluk ile ilgili önemli bir yeri olduğunu belirten Kaymakam Genel, Biga Sancak Beyi Osman Bey anısına ikincisini düzenledikleri programın ana sponsorunun İÇDAŞ olduğunu söyledi.

Genel, binlerce kilometre uzaklıktan Moğolistan'dan 12 saatlik uçak yolculuğu ile at üzerinde ok atmak için 4 sporcunun katıldığını, bunun Biga için, Çanakkale ve bölge adına Osmanlı ve Tük sporu adına önemli bir
 spor olduğunu kaydetti.

Turnuvaya Moğolistan'dan katılan atlı okçu Tseveen Huderchuluun, lise yıllarında başladığı sporu 98 yaşındaki babasından öğrendiğini belirtti.

Huderchuluun, Türkiye'ye ilk kez geldiğini belirterek, “Biga Kaymakamından aldığım davet üzerine buradayım. Türk insanı çok nazik ve organizasyonu, ülkenizin doğasını çok beğendim. Bu doğal ortam bana kendimi çok iyi hissettirdi. Moğolistan'da iklim koşulları bizim
 spor yapmamıza uygun değil. Yaz tatilimi bu sporu yaparak geçiriyorum” dedi.

Gelecek yıl ve daha sonraki yıllarda da bu organizasyon devam ettiği takdirde tekrar katılmak istediğini belirten Huderchuluun, Moğolistan'da düzenlenen dünya uluslar arası okçuluk müsabakalarında 4 kez şampiyon olduğunu, babasının da daha önceki yıllarda 4 kez şampiyonluğu elde ettiğini kaydetti.

Moğolistan'da düzenlenen dünya uluslar arası okçuluk müsabakalarında bronz madalya alan Yambiidonchir Bayartsetseg ise okçuluk sayesinde dünyanın dört bir yanından arkadaşları olduğunu bildirdi.
Turnuva alanındaki el sanatları, ebru ve maket sergisi de vatandaşların yoğun ilgisini çekti.
 ( KAYNAK http://www.hurriyet.com.tr/spor/digersporlar/21474030.asp )

Resimlerin Kaynağıhttp://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151048049960825.417513.62099670824&type=1
-
-
SAYIN KAYMAKAMIMIZ FATİH GENEL’İN BİGA OKÇULUK ŞENLİKLERİ TEŞEKKÜR MESAJI

Türk Okçuluk Federasyonu ve Biga Kaymakamlığı ile birlikte düzenlemiş olduğumuz “Biga Sancak Beyi Osman Bey Okçuluk Müsabakaları ve Şenlikleri “ 14-15-16 Eylül 2012 tarihlerinde başarıyla gerçekleştirilmiştir.14 Eylül Cuma günü Kırkgeçit kaplıcalarında tanışma yemeğiyle açılışı yapılan organizasyonumuz,15 Eylül Cumartesi günü Biga’nın Dikmen köyü Hafızın Düzü mevkiinde sabah saat:09.00’da Atlı okçuluk ve Yaya Okçuluk turnuvalarıyla başlamış ve öğlen vakti pilav ikramıyla ara verilmiş ve öğleden sonra da akşama kadar müsabakalar başarıyla devam etmiştir. Coşkulu bir seyirci katılımıyla icra edilen turnuvamıza 7 ülkeden 32 yabancı sporcu ve ülkemizin dört bir yanından 110’un üzerinde Türk sporcumuz iştirak etmiştir.
16 Eylül Pazar günü de ilçe merkezinde görkemli bir kahvaltı verilmiş ve kahvaltı sonrası Mehter ve atlar eşliğinde yerli ve yabancı sporcularımızın yerel kostümleriyle katıldıkları müthiş bir yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Yarım saatlik yürüyüşün ardından stadyuma varılmış ve hafızalardan silinmeyecek gösteriler icra edilmiştir. İnanılmaz cirit gösterileriyle başlayan gösteriler,atlı okçuluk,kılıç gösterileri,atlı akrobasi ve kılıç-kamçı gösterileri ve küp atışı,kabak atışı,puta atışı ve yaya okçuluk gösterileriyle sona ermiş ve ardından ödül töreniyle 8 kategorideki 1.2. ve 3.ler ödüllerini almıştır.
Türk Okçuluğu Federasyonu kurucu başkanı Sayın Sami Genel’e katılan tüm sporcularımız adına şükranlarımızı sunuyoruz. Organizasyonumuzu maddi ve manevi destekleyen Kültür Bakanlığımıza , Çanakkale Valimiz Sayın Güngör Azim Tuna’ya ve İl Özel İdaremize,Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımıza,Sayın büyüğümüz İbrahim Bodur ‘un şahsında Çanakkale Seramik ailesine,Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu başkanı Sayın Hamdi Topçu’nun şahsında Türk Hava Yolları camiasına ve özellikle Ana sponsorumuz İÇDAŞ A.Ş.’ye ve özellikle İÇDAŞ Genel Müdürü Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Bülent Engin’e teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz.
Organizasyonun başarıyla gerçekleşmesinde büyük katkısı ve emeği olan Biga Belediye Başkanı Mehmet Özkan’a ve Belde Belediye Başkanlarımıza, Biga Okçuluk Kulübü Başkanı Zühtü Uygun’a ve Biga Okçuluk Kulübü Sporcularına ,Karabiga Yakamoz Otel’e ,Biga Şahin Otel’e ,Kırkgeçit Kaplıcaları yönetimine , Emniyet ve Jandarma Teşkilatımıza, Milli Eğitim Müdür, Şube Müdürlerimiz ve Görevli öğretmenlerimize, özellikle Halk Eğitim Müdürü Ramazan Taşar’a, Biga Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Müdürü Yaşar Çakır’a , Çiçeklidede Özel İdare Ortaokulu müdürü Musa Çetin’e ,Diyarbakırlı Ekrem Ergün İlköğretim Okulu Müdürü İhsan Şiren’e ve Organizasyon Genel Koordinatörlüğünü yapan Gençlik ve Spor Müdürümüz Cabir Kaşdemir’e ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Murat Ceylan’a ,Özel İdare Müdürü Hasan Kaya’ya,Dikmen köyü muhtarı Sabri Işık’a,Sağlık Teşkilatımıza, Kaymakamlık Personelimize özellikle Mehmet DEMİR’e Ümit ÖRNEK ve Kadir AKKUŞ’a ve kısaca her türlü maddi ve manevi özverili desteklerini ve gayretlerini esirgemeyen tüm mesai arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.
Okçuluk turnuvamızı gönülden destekleyen büyük sanatçı Cüneyt Arkın’a ,kıymetli oğlu Kaan Bey’e ve Avukat Seçkin Tay’a,organizasyonumuza 10 atıyla ve ciddi ekibiyle katılan İstanbul atlı okçuluk başkanı karizmatik sanatçı Cemal Hünal ve ekibine, Fetih 1453 filminin İsa Paşası ve Türk Sinemasının yeni yüzü Murat Sezal’a da teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Türk Okçuluk Federasyonu adına organizasyonumuzun bütün yurt dışı bağlantılarını sağlayan Kemankeş Okçuluk Kulübü başkanı Sayın Metin Ateş’e, Atlı Okçuluk Organizasyonunun üstlenen Sivas Atlı Okçuluk Kulübü Başkanı Hilmi Arıç beye ve ekibine,Yaya Okçuluk Organizasyonunu üstlenen Tokat Danişment Okçuluk Kulübü Başkanı Dr.Metin Aksoy ve ekibine de şükranlarımızı sunuyorum.
İsveç’ten,Slovakya’dan,Bulgaristan’dan,Yunanistan’dan,Moğolistan’dan,Macaristan’dan ve Romanya’dan katılan yabancı sporcularımıza da çok teşekkürler ediyorum. 
İstanbul’dan katılan Kemankeş Okçuluk Spor Kulübüne, İstanbul Atlı Okçuluk Spor Kulübüne, Talimhane Okçuluk Spor Kulübüne,Kayseri Atlı Okçuluk Spor Kulübüne,Ankara Kavsi Kemankeşleri Spor Kulübü,Tokat Danişment ve Anadolu Okçuluk Spor Kulübüne,Amasya Gümüşhacıköy Gümüşyay Okçuluk Kulübüne,Ankara Okçuluk Kulübüne,Konya Bulcukspor Okçuluk Kulübüne, Sivas Sipahi Ocağı Okçuluk Spor Kulübüne ve Sivas Atlı Spor Cirit Kulübüne,Samsun Canik Okçuluk Spor Kulübüne ,Uşak Cirit Kulübüne ve Turgutlu Mehteran ekibine katılımlarından ve katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Macaristan’dan teşrif eden ünlü yay ustası Csaba Grozer’e, İstanbul’dan teşrif eden yay ustası dostumuz Mehmet Gölhan’a , İstanbul’dan teşrif eden Kemanger yay ustası Ercan Özek’e ve Ankaradan teşrif eden Kültür ve Trizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu Sanat Yönetmeni İrfan GÜRDAL’a da katılımlarından ve katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum.
El emeği göz nuru sergileriyle organizasyonumuza renk katan arkadaşlarımıza da çok teşekkür ediyorum.
Tabi ki katılımlarıyla ve bize verdikleri pozitif enerjileriyle bizleri destekleyen tüm Biga’lı hemşerilerimize ve katılımlarıyla bizleri onurlandıran çok kıymetli protokol üyelerine, meslektaşlarıma,sivil toplum örgütlerine, İl Genel Meclisi Üyelerimize ve İl Genel Sekreteri Ayhan Gider’e,Çanakkale Karadenizliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Turgay Kılıç’a ve tüm halkımıza teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.
Bizim elimiz ayağımız ve sesimiz olan çok kıymetli yerel ve ulusal basınımıza da bize vermiş oldukları desteklerden dolayı çok teşekkür ediyorum. 
Geleneksel Okçuluğumuzu her kademede destekleyen ve şenliklerimize katılarak bizleri onurlandıran Çanakkale Milletvekillerimiz Sayın Mehmet Daniş’e ve İsmail Kaşdemir’e de şükranlarımı sunuyorum.
İkincisini düzenlediğimiz Biga Sancak Beyi Osman Bey okçuluk Müsabakaları ve Şenliklerimizin ata sporlarımızın canlanması ve gelişmesi adına hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizde son yıllarda gelişen Türk Okçuluğu ve atlı Okçuluk sporunun daha ileri noktalara taşınacağına inanıyorum.Ok Yaydan çıkmıştır.Bu asil ata sporumuzu tekrar canlandırmak için çaba sarfeden yiğit insanları kutluyorum.

18 Eylül 2012 
Fatih GENEL
Biga Kaymakamı
fatih@genel.web.tr
www.fatihgenel.com



- -

12 Haziran 2012 Salı

Uluslararası Necmeddin Okyay Geleneksel Okçuluk Festivali, 9-10 Haziran 2012, Üsküdar-TÜRKİYE

Türk okçuluğu üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Talimhane Okçuluk Grubu, Üsküdar Belediyesi ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün destekleriyle düzenlenen "Necmeddin Okyay Geleneksel Okçuluk Festivali" kelimenin tam manasıyle bizleri okçuluğa doyurdu.
Boğazda kız kulesine doğru '' YA HAK'' nidalarıyla atılan oklar, okçuluk yarışmaları, paneller,sergiler,konferanslar, tv programları vb. bir çok etkinliklerle Türk okçuluğu tanıtıldı.
-
 
-

-
BASINDAN :
Oklar Üsküdar'da atılacak
Dünya okçuları Üsküdar'da buluştu
Festivale 8 ülkeden gelen okçular Kız Kulesi'ni ok yağmuruna tuttu
Kız Kulesi'ne ok yağdı
Hattat Kemankeşlerin son temsilcisi merhum Hezarfen Necmeddin Okyay adına
- TV arşivi-1
- TV arşivi-2
- TV arşivi-3

RESİMLER DEVAM EDECEK...

1 Mart 2012 Perşembe

Gökmen Altınkulp; Geleneksel Okçuluğu Yaşıyor ve Yaşatıyor

İzleyici Yorumu;
Gökmen hocam Allah razı olsun senden hem yaşıyorsun hem yaşatıyorsun.,,,
- Biz de katılıyoruz...
-

-

-

23 Şubat 2012 Perşembe

GELENEKSEL OKÇULUKTA; YENİ KEŞİF DUYURUSU







YENİ KEŞİF DUYURUSU


1)İlk duyurum.

Merhabalar,
Ben Mehmet Gölhan, Osmanlı Yaylarının En iyi kopyalarını,replikalarını yapmaya ve geliştirmeye çalışan 'Gölhan Yaylarının' (Eski adıyla Tirendaz) sahibi ve Kemangeriyim.

Sizlere,Yay Geliştirme çalışmalarım sırasında bulduğum,keşfettiğim Şu ana kadar,ister Yerli,ister yabancı olsun hiç bir yay yapım ve Okçuluk kitabında rastlamadığım Yepyeni bir Yay Takviye-Backing metodu bulduğumu sevinç ve gururla duyurmak isterim.

Bowyers Bible Serileri,Ottoman Turkish Bows/Adam Karpowicz kitaplarının hiç birisi bu Yöntemi içermiyor.Bu yüzden, Dünyanın bu metoddan haberdar olmadığı sonucuna vardım.

İşin enteresan tarafıysa,Dünya bundan haberdar olmasada,bu metodun Osmanlının bir yay imalat sırrı olduğunu düşünmekteyim.

Ayrıca bu Metodun 5 farklı uygulama yöntemini de geliştirmiş bulunmaktayım.Üstelik Sentetik,Organik yay farkı gözetmeksizin.
Yakında gerek yazılarım ve çok değerli bir Geleneksel Okçuluk Sitesi vasıtasıyla bu Metodun ne olduğunu ve nasıl uygulanacağını açıklayacağım.
Mehmet Gölhan/Kemanger
-------------------------------------------


2)İkinci duyurum.

Merhabalar,
Sizlere söz verdiğim gibi,bulduğum bu sürpriz metodları anlatacağım ve yapmış olduğum bazı Test ve deneylerden bahsedeceğim.
Zamanının en önemli silahlarından biri olan Ok ve Yay,bildiğiniz gibi her milletin düşmanla karşı karşıya kaldığında kullandığı birincil silahlardan biri olmuştur.
Amaç,düşmanın bize yaklaşıp zarar vermeden,mümkün olduğunca uzağımızda durdurulması veya yok edilmesidir.Yayda bu amaçla geliştirilmeye çalışılmış,menzili arttırılmaya gayret edilmiştir.Ve Yaydaki bu Pozitif bulgularda, Askeri bir sır olarak kabul edilmiş ve özellikle düşmanın eline geçmemesi amacıyla sadece Usta-Çırak arasında aktarılan bir Yay İmalat Sırrı olarak yüzyıllarca kalmıştır.Yazıya aktarılmadığı içinde,zamanla önemini kaybeden bu Sırlar günümüz için de bir merak konusu olmuştur.
Osmanlı Kemangerleride,Yaylarını daha ölümcül ve düşmanda hayret uyandıracak şekilde tasarlamaya,iyileştirmeye çalışmış ve bu bulguları gizlemiştir.
Benim bu Metod üzerindeki hikayemde bu mantıkla oluştu.Hep kendi kendime,''Yayımı nasıl daha ölümcül hale getirebilirim?,oku nasıl daha hızlı atabilirim?,Yayın taşıdığı yükleri nasıl faydalı hale getirebilirim?'' şeklinde sorular sordum.
Sinir ve boynuzun yaya nasıl bir kuvvet kattığı herkesçe bilinir.Fakat bilinmeyen bir şey vardırki.Oda Sinirin üzerini kaplayan ' Deri'.
Üstelik Osmanlının bu konuda bir saplantısıda vardı;''At Derisi''.Neden At Derisi?.Neden Keçi,Koyun değilde Atın Sağrı Derisi?...
Önceleri buna bir anlam veremiyordum ve kendi kendime hep 'Osmanlı Yayını sadece Nemden korumak isteseydi,bunu diğer hayvanların derisiylede yapardı''diyordum.
Fakat bir gün aklıma ''Acaba Osmanlı, Deriyi,At Derisini SİNİR gibi mi kullanıyordu?'' şeklinde bir soru geldi.Yani Deri Sinir gibi çalıştırılabilirmiydi?.
Ve beynimde, '' Sinir gibi en iyi çalışan Deri,At derisimiydi ve Osmanlı bunu mu gizliyordu?''şeklinde bir sürü sorular türemeye başladı.
Bu düşünceler neticesinde de,Neden olmasın?bunu denemeliyim dedim kendi kendime.
Hemen 0,8mm kalınlığındaki bir Keçi derisini test etmeye başladım.
1)Deri testi: Mengeneye bağladığım keçi derisinin hangi mesafeden sonra direndiğini,esneme miktarını ve kopma miktarını tespit ettim.Derinin belli sınırlar içerisinde Yaya Güç katabileceğini ve bir Sinir gibi işlevsel olabileceğini gözlerimle gördüm.
Üstelik bu çekme kuvvetini;derinin kalınlığı,cinsi etkilediği gibi,üzerine sürebileceğiniz Organik yada Sentetik Kimyasallarla (Bu Kimyasallar da geliştirmeye son derece açıktır)da bu Çekiş kuvvetini arttırabiliyordunuz.Ben deneylerimde basitce İspirto ve Gomalak solüsyonunu kullandım ve müthiş katkılarını gördüm.
Ardından,Sinirin yaydaki çalışma aralığını tespit amacıyla ikinci deneyime başladım.
2)Yay Sırtındaki Uzama Miktarının Tespiti: Terzilerin kullandığı ''Mezro''yu,Yayın yasılı ve Maximum gerili hallerindeki 'Uzama Miktarını'' tespit ettim.Bu Miktar 5-6mm ile sınırlıydı.Bir düşünsenize?, Sinirler tüm kuvvetlerini bu 5-6mm içerisinde aktarıyorlardı.Deriyle bunu bende yapabilirdim.Deriyi bu sınırlar içerisinde bir Sinir gibi çalıştırıp,yayıma Extra bir Güç,Okuma Extra bir Hız katabileceğimi anladım.
Yaptığım bu iki testle,yaylarda kullanmam gereken Yöntem Ve Metodu tespit ettim.Deriye uygulayacağım işleme ''Derinin Boşluğunu Alma'' işlemi,kullanacağım Metoda ''Deriye Ön Gerilim Verme Metodu'' adını taktım.
Bu Metodda(İnşallah Gölhan Metodu olarakta anılır),deriye kopma sınırları içerisinde bir ''Ön Gerilim'' vererek,onu bir Sinir gibi çalışmaya zorlarsınız.Ayrıca bu Metodu uygulamanında 5 farklı yolunu tespit etmiş,geliştirmiş bulunuyorum.
1)Sentetik Yaylarda yay yasılıyken Ön Gerilim verme.
2)Sentetik Yaylarda yasılı yayı Halka olmaya zorladıktan sonra tespit ettikten sonra Ön Gerilim vermek(Ki Sentetik yaylar için Max.verimin elde edildiği yöntemdir)
3)Organik Yaylarda,yay Tiller-Akord ayarlarını takiben tekrar Halka olmaya zorlayarak bu durumdayken Derinin Sabitlernmesiyle deriye Ön Gerilimin verilmesi.
4)Deriyi 2 merdane arasına gererek bu konumdayken sabitlemek amacıyla Kimyasalların uygulanmasıyla ve derinin bu durumda Mıhlanmasıyla Deriye Ön Gerilimin verilmesi.
5)Deriyi belli bir süreyle su içersinde beklettikten sonra merdanelerle gererek+Kimyasallarla sabitlenmesiyle bu metodun uygulanması.
Bu yöntemleri Bowyers Bible serileri,Ottoman Turkish bows/Adam Karpowicz kitaplarının hiç birisinde olmadığını gördüm ve Batının nasıl olduysa bu Metodumdan haberdar olmadığı kanaatına vardım.
Bundan sonraki yazacaklarım,bu yöntemlerin uygulanması,Sentetik bir yayı,At derisine 'Ön Gerilim Verme Metodu''yla kaplayarak ,yayda maximum Güç ve Ok Hızı(FPS) elde etmek ve deney sonuçlarını size iletmek ile alakalı olacaktır.
Not;Deriye 'Ön Gerilim Verme Metodu'' uygulanırken,Basit bir İspirto-Gomalak karışımı uyguladım.Bu Kimyasalları geliştirmeye çalışarak,mümkün olduğunca Sinire yaklaşmaya çalışacağım.(Bunu %kaç oranında yakalayabilirim tahmin bile edemiyorum.)
Çok yakında tekrar görüşmek üzere,beklemede kalın...
---------------

Merhabalar,

Açıkçası bu sabah kahvaltı ederken aklıma gelen yeni bir ilave bulguyu sizlere duyurmak isterim.:)
Bildiğiniz gibi,sizlereGölhan metodu da dediğim,Deriye Ön Gerilim Verme Metodum yeni bir bulguya vesile olmuştur.Hepimizin ve hatta Batınında Derinin yayı,Nem den ve Yay Sırtını kırılmaktan koruduğu düşüncesinden yola çıkarak,benim Metodlarımı kullanarak kaplanmış bir Yayda,Yayın Sırt kısmını da kuvvetin artış oranında,yada derinin setleşme-gerilme oranında Yay Sırtını dahada fazla kırılmaktan koruduğunu ileri sürüyorum.Fakat Nem koruyuculuğu konusunda ise koruyuculuğun aynı kalması bakımından şüphelerim vardır.Çünkü deri eskisine oranla gerilmiş vaziyettedir ve bu değişim deri için yeni bir durumdur.Nem açısından ne fark doğuracağını şimdilik kestiremiyorum.Bu konu gene araştırmaya açıktır.İşin doğrusu,eğer nem geçirgenliğini ölçebilecek hassas bir alet varsa,buda ayrı bir araştırma konusu olabilir.Lütfen beklemede Kalın...

Mehmet Gölhan/Kemanger:(http://www.osmanliyaylari.com/)

-

NOT: Mehmet Gölhan Beyin kendi isteğiyle bana gönderdiği geleneksel okçuluk çalışmalarını sizlerle paylaşıyorum. Mehmet Beye çalışmalarında başarılar diliyorum ( Rıdvan Uzuntaş).